MERKEZ AKALAN KÖYÜ, YARDIMLAŞMA, DAYANIŞMA, SPOR ve KÜLTÜR DERNEĞİ
   
  ..::MERKEZ AKALAN KÖYÜ, YARDIMLAŞMA, DAYANIŞMA, SPOR ve KÜLTÜR DERNEĞİ::..
  Fıkra-Efsane-Söylenceler
 

EFSANELER - SÖYLENCELER
  Dağ Yöresinde halkın anlattığı onlarca Efsane bulunmaktadır. Bu efsanelerin çoğu unutulmaya yüz tutmuştur. Biz bunların sadece birkaçını örnek olsun diye aldık. Bu efsanelerden bazıları şöyledir. 
KUZU KUŞU EFSANESİ :

Vaktiyle yörede bir karı - kocanın oğlu varmış, Çocuğun anası ölünce babası yeni bir kadınla evlenmiş. Üvey ana, bu çocuğa hiç de iyi davranmazmış.En küçük bir şeyde bağırır çağırır ve dövermiş.
Babası da üvey ananın dediğinden çıkmazmış. Zavallı çocuk kendi koyunlarını dağda bayırda güderek Çobanlık yaparmış. Bir gün hayvanları güderken kuzulardan birini kaybetmiş. Kaybolan kuzuyu aramasına rağmen bulamamış. Akşam eve döndüğünde üvey anasına ne cevap vereceğini düşünmeye başlamış. Kuzuyu bulamadan gittiği takdirde dayak yiyeceğinden korkmuş. Bu nedenle Allah (cc)'a yalvarmaya başlamış.
-"Ya rabbi beni bir kuşa çevir de bu dertten kurtulayım"...
Allah (cc)' ta çocuğun duasını kabul etmiş ve çocuk biran da kuş olup uçmuş, yüksekce bir ağacın dalına konmuş. Tam bu sırada durduğu yerden kaybettiği kuzuyu görmüş ve ;
-"Kuzu, Kuzuuu" diyerek havada uçmuş durmuş.
İşte o gün bu gündür bu yörede halk tarafından "Kuzu Kuşu" olarak bilinen bu kuş, bazı geceler ortaya çıkar ve aynen "kuzu kuzuu" sesine benzer bir şekilde bağırıp ötüşür.
SARIKIZ SÖYLENCESİ :
Harmancık İlçesinde Karacaköy'den  Balatdanişment Köyü'ne giden yolun sağ tarafında "Doğla" denilen mevkiide vaktiyle iki tane yan yana karaağaçlar bulunmaktaydı. (Bugün bu ağaçlar kesilmiştir.) Burada çıkan su, Karaca Köye gelen Pınar suyudur. Bu iki karaağacın arasında su kaynağı (Pınar) ve gerz (su kanalı) bulunur.
Vaktiyle burada saçları topuklarına kadar olan dünya güzeli bir sarı kız saçlarını tararken görülmüş. Kendisinin insanlar tarafından görüldüğünü anlayan Sarı kız, su kanalının yani gerzin içine girerek kaybolup gitmiştir.
İşte Sarı Kızın içine girip kaybolduğu bu Pınar suyunun, halk arasında Sıtma hastalığına iyi geldiğine inanılır. Sıtma hastası olan  şahıs buraya gelerek bu sudan dökünür ve karaağaçlara çaput bağlarmış. Böylece şifa bulacağına inanırmış. Aynı şekilde Keles'in Gelemiş Köyü'nde de Sarı Kız denilen bir su kaynağı bulunmaktadır.
FİDAN KIZ  EFSANESİ :
Olay, Büyükorhan'ın Derecik köyünde geçmiştir. Efsaneye göre Derecik köyünde derebeyi olarak hüküm süren bir ağanın iki oğlu ve Fidan adında bir kızı varmış. Derebeyin Fidan adındaki bu kızı çok konuşur, çok gezermiş. Kızın bu durumu onun hasta olmasına yorumlanırmış. 
Kız zamanla alışkanlıklarından vzgeçsede ağabeyleri onun bu alışkanlıkları bıraktığına inanmak istememişler ve onu denemek istemişler. Kızın ağabeyleri, kardeşlerinin kızgın bir fırına girmesini isteyince kızda elini kızgın fırına sokarak bir devek üzüm çıkarmış bedua ederek koç olup uçup gitmiş ve Tavşanlı'ya inmiş. 
Burada da bastonunu vurduğu yerde yedi adet pınar akmaya başlarmış ve bir anda ortadan kaybolmuş. Bir daha da görülmemiş. Derecik köyünde ve Tavşanlı da Fidan kızı temsilen "Gelin Taşları" bulunduğuna inanılmaktadır.
KEŞİŞ ile ÇOBAN EFSANESİ :
Vaktiyle Soğuk bir kış gününde Keşiş ile  Çoban hangimiz daha fazla soğuğa dayanacak ve dağa tırmanacak diye iddiaya tutuşmuşlar. Keşiş, Keşiş Dağı'na (Uludağ), Çoban'da Dümen Dağı'na (Keles-Harmanalan köyü yakındadır) tırmanmaya başlamış.
Dümen Dağına çıkan çoban, bir müddet sonra üşümüş ve kepeneğini deyneğin ucuna takmış. Bunu gören keşiş, kepeneği çoban zannedip çobanın soğuğa dayandığını düşünmüş, dağa tırmanan keşiş bir müddet sonra soğuktan ölmüş. Mezarıda keşiş Dağı'nın tepesine yapılmış.

FIKRALAR :
Yörede ihtiyarlardan dinlediğimiz yörük fıkralarından bazıları ve uygun olanları şunlardır.
Sabah-Akşam Gabak;
Yörük hocanın biri Adırnaz'ın bir köyüne hoca durmuş. Köylüler hoca'ya akşam sabah kabak yemeği yedirmişler. Hoca da bir gün usanmış, çıkmış minareye ezan okumaya ve şöyle bağırmış ;
"Adırnaza hoca durduk,
Başımıza bela bulduk,
Akşam gabak, Sabah gabak,
Usandık ya rasülullah..." demiş ve içinden de "Sen gene Harmancık' a dön de haşhaşlı hamura bak" demiş.
Dokuz Toklu, İki Teke :
Yörüğün bir Bayram namazı kılmak için komşu bir köyün Cami'sine gider. Camiye girer ve hocanın vaazını dinlemeye başlar. Sonra namaza kalkılır ve müezzin; "... Dokuz tekbir iki rekatnamaz.... " diye namazın nasıl kılınacağını tarif etmeye başlar. Yörük ise telaşlanır ve müezzinin dediklerini "Dokuz Toklu, İki teke çaldı yakalayın" diye anlar ve telaşlanır. Cemaat arasında sıvışıp kaçmak için kapıya doğru yönelir fakat elbisesinin bir ucu kapının demirine takılır. Yörük daha da telaşlanır. "Eyvah yakalandım" diyerek bıçağı çıkarır, takılan elbisesinin ucunu keser ve oradan kaçar. Aradan bir hayli zaman geçer. Bir gün Yörük yine dağda gezerken yanındakine "Şu garşıki köydeki beyaz evi görüyon mu ?  Aha orada beni hırsız belledilerdi..." demiş.
İnmedi - Bindi :
Adırnaz'ın bir köyünde halk, Ramazan ayında kılınan teravih namazlarının rekatlarını fazla bulmuşlar ve bu rekatların sayısının azaltılması için muhtarı, müftü'ye göndermişler. Muhtar şehre gidip müftüyle görüştükten sonra köye gelmiş. Köye girerken köylüler muhtarı görünce seslenmişler;
-Ne o indi mi, indi mi ? Muhtar  cevap vermiş ;
-Anasının gözü indi, inmedi, üç dene de bindi, Müftü "Üç dene de vacip namazı gılceniz  daha" dedi demiş.
Namaz  O ...... luydu :
Yörüğün biri Ramazan ayında kendisine bir hoca tutmuş. Hoca, Ramazan ayı boyunca Yörüğe namaz kıldırmış. Yörük te hoca'ya zekat vermiş. Fakat daha sonra Hoca ile Yörüğün arası bozulmuş. Yörük Hoca'ya;
-Benim sana verdiğim zekat ötürüklüydü  demiş. Hoca da,
-Ziyanı yok, benimde sana kıldırdığım namaz  da o...... luydu, demiş.
 




 

 
 
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=